© Copyright 2016-2019 by Üc Nesil Egitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Sirketi. All Rights Reserved.

  • Facebook App Icon
  • Instagram

AYIN MAKALESİ

Neden Erken Yaşta İkinci Dil? : Biyolojik Açıdan İncelenmesi

Psikolog Simge Tekin, TAD Preschool, Mavişehir, Ağustos 2016

   Yıllardır öğrenme ve zihin üzerine çalışmalar yürüten bilim çevresi, çocukların beyin yapılarının öğrenme, yeni bilgiler edinme, değişebilme ve esnek olabilme yetisinin yetişkinlere göre daha üstün olduğunu söylemektedir. Plasticity adı verilen bu durum erken yaşta öğrenmeyi kolaylaştırma ve edinilen bilgilerin daha kalıcı olarak yerleşmesini sağlamaktadır.

   

   Beynimizin içerisinde görme, işitme, karar verme, dili kullanabilme gibi her bir işlevimiz için özelleşmiş farklı alanlar bulunmaktadır. Bu alanlar kendi içerisinde bir bütün olmasına rağmen birbirleri ile de sürekli olarak iletişim halindedir. Dil için özelleşmiş sol yarı beynimizde (hemisfer) yer alan Broca ve Wernicke adı verilen iki bölge yer almaktadır. Bu bölgeler beynimizin içerisindeki işitme ve hareket etme alanımızla iletişime geçerek dil edinme ve kullanma işlemini gerçekleştirmektedir. Erken yaşta plasticisty nedeniyle daha aktif olan bu alanlar dil edinimini hızlandırmaktadır.

   

   Tüm bunların yanı sıra bilim çevresi dil ediniminin gerçekleşmesi için kritik pediyodumuzun olduğunu söylemektedir. Karmaşık bir süreç olan dil ediniminin, 6-7 yaşlarına kadar olan süreçte en aktif ve kolay şekilde öğrenilebileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla, erken yaşta edinilen dil becerisi hem daha kolay hem de daha kalıcı olmaktadır.

Rachel Cohen 1977 yılında yayımladığı bir çalışmasında yeni bir dil öğrenirken 7 yaşından sonra çocukların yavaşladığını ve vurguları kullanmakta zorlandıklarını, 11 yaşındakilerin ise bir yıl sonunda aksanlarının yerleşmemiş olduğunu ve dil öğrenirken zorlandıklarından söz etmiştir. Bu nedenle çocuk okul öncesi dönemdeyken zihinsel esnekliği ve duyuşsal organlarının uyarlanabilmesi sebebiyle dili daha doğal ve kolay öğrenmektedir.

 

   Kritik periyodda ikinci dil edinmenin daha kalıcı ve kolay olmasının yanı sıra, çoklu dil kullanımının beyin yapısına da olumlu etkileri yer almaktadır. İki dil kullanımı, nöronlar arası daha fazla bağlantı kurulmasına neden olmaktadır. Çalışan beyin gelişir ve gerilemeye karşı kendini korur. Yapılan çalışmalar, özellikle erken çocukluktan itibaren, iki dili birden akıcı konuşmanın farklı bilişsel yetileri geliştirdiğini söylemektedir. Ayrıca bu durumun yaşlılık döneminde demans başlangıcı ve yaşa bağlı bilişsel yavaşlamalara karşı beyni koruduğunu söylemektedir. İki dilli yetişkinler ile tek dil bilen yetişkinlerin beyin görüntüleme çalışmalarında, beynin sol hemisferinde bulunan özelleşmiş alanın daha yoğun ve gelişmiş olduğu görülmektedir. Bu farklılığın o dili beş yaşından önce edinen bireylerde daha belirgin olduğu tespit edilmiştir.

Referanslar

Anşin, S. Çocuklarda Yabancı Dil Öğretimi. D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 6, 9-20.

Çok Erken Yaşlarda Çocuklara Yabancı Dil Eğitimi. (n.d.). Retrieved August 28, 2016, from http://www.dilokulu.com/cok-erken-yaslarda-cocuklara-yabanci-dil-egitimi.html

Santrock, J. W. (2013). Life-Span Development. McGraw-Hill International Edition.